bakın size bir anımı anlatmak istiyorum aslında bakarsanız bunu şimdi sınava girecek ya da hayatında başarı için bir neden arayan arkadaşlar için paylaşıyorum tarih 1 nisanı gösteriyordu ve üzerimde inanlımaz bir yük vardı sabah saat 9:30 suları burdur'a giderken dua ediyordum arka koltukta olduğum için ne dua ettiğimi ne de gözlerimin dolduğunun farkındaydılar gözlerimi bakabildiğim kadar uzağa dikmiş şu sözler aklımdan geçiyordu ''Allah'ım alnımın akıyla şu sınavı atlatayım...Allah'ım...'' ışıklara gelince kavşakda duran eski bir forddan inen çocuk gördüm dolmuş tıka basa doluydu ve çocuğun elinde kalem ve kağıtlar vardı belli ki o da benim gibi yarım saat sonra aynı kaderi paylaşıcaktık ,çocuğu uzakta görmüş olmama rağmen onda da aynı gerginliği hissedebiliyordum...okula geldiğimizde havanın soğukluğu ve kasveti de eklenmişti üstüme artık her şey o an için boku yediğimi gösteriyordu sanki mustafa buraya kadar daha fazlası yok der gibiydi.az sonra arkadaşlarımı gördüm ve onlarla konuşmaya başladım onlar da farkındaydılar bendeki gerginliği ve sebebini ,sanki onların bakışları durumu yüzüme vurur gibiydi herkes rahat olmamı söylüyor ben de rahatım abi tamam diyordum ama içimdeki o gergin hava bi türlü geçmiyordu...sonunda sınıflarımza geçtik ve sınav kağıtları dağıtılmaya başlandı inanin o an sanki bütün o yarı dönemdeki çalışmalarım, ailem, her şey gözümün önünden geçiyordu sanki kurbanlık koyunmuşum gibi ve zaman geldi zil çaldı ve sınav başladı türkçe sorularına söyle bir bakarken soruların uzun olduğunu düşündüm fakat hocam bana her zaman söyle derdi ''soruların uzunluğu 80-120 kelime arası puntosunu büyük yaptıkları için gözün korkabilir fakat korkmamalısın'' fakat ben bu kez böyle düşünmüyordum bu sanki diğerleri gibi değildi kitabcığın sonuna baktığımda gördüğüm o 61 sayısı başım aşağı kaynar sular inmiş gibi hissettirdi.Sınava matematikten başladım çünkü sınavda heycanımı atmak ve ilk sorular basit olduğu için zaman kazanıp psikolojik olarak da iyi hissedirmek istiyordum fakat 10. sorudan sonra beni bekleyen tuvalet felaketinden ne haberim vardı ne de düşünmüştüm...10.soruya geldiğimde aklım başımdan bir kez daha gitti ve artık bir zorluk daha eklendmişti halbuki sınavdan önce 2 kez gittiğim bir şey nasıl oluyor da tekrar geliyor...neyse artık bir şekilde bu sınavı bitiricektim ya sınavım kötü geçicekti ve altıma yapmıcaktım ya da altıma yapıp sınavım iyi geçicekti bir tercih yapmalıydım bütün bunları düşünürken matematiği bitirmiş 10 kadar boş bırakmış bir halde türkçeye geçmiştim aldığım paragraf kursları bana yaklaşık 10 dakika kadar zaman kazandırıcaktı normalde 20 ama sınav hali bunu askari bi düzeye çekmek daha mantıklıydı fakat evdeki hesap çarşıya uymuyor türkçe tam 40 dakika sürdü ve bu benim için tam bir faciaydı bunun yanında 7 kadr boş sorumun da olması ayrı bir angarya...feni de bitirdiğimde artık dayanılmaz bir ağrı başlamıştı ve gözlerimden yaş gelmesi an meselesiydi bu sırada kitapçığı kapattım kalemi üstüne koydum ve son olarak silgiyi sert bi şekilde vurark onu da üstüne koydum ve ayağa kalktım hocaya döndüm ve dedim ki '' tuvalete gidebilirmiyim'' görevli yüzüme baktı ve kafasını çevirdi ben de tekrar dedim hoca döndü ve ''hayır yasak.'' dedi tabi haliyle kendince haklıydı ama ben de acıdan geberiyordum bu sıra da sınavda dakikaların birbirini kovalaması da eklenmişti.yerime sayarak oturdum ve o halde sınava devam ettim sosyali nasıl bitirdiğimi bile bilmiyorum bütün bunlar olurken saate baktığımda sadece 45 dakikam kalmıştı ve çok fazla boşum vardı artık napıcamı bilmiyordum hiçbir sınavda bu kadar çaresiz kalmamıştım adrenalin tavan yapmıştı ve o hızla sadece 4 matematik ve biraz türkçe yapabilmiştim.Sonunda sınav bitti ve gözetmenler kağıtlarımızı alır almaz ben hemen tuvalete koştum üzülmek aklımda bile yoktu çıkınca farkettim ki koridorda ağlayanlar, sayanlar ne isterseniz o an akılıma geldi ve benim de sınavım kötü geçmişti ağlamak istiyordum fakat bunu yapmamam gerekiyordu içim ağlasa bile aileme karşı gülmem lazımdı okul kapısından çıkarken...ama ben bunu yapamdım yüzümden düşen bin parçaydı ne diyeceğimi bilmiyordum dokunsan ağlıcam taki okul dışına çıkana kadar okuldan çıktıktan sonra çöp kutusundan çöp tolayan bir anne ve biri 7 diğeri 5 yaşların olan iki çocuğu gördüm kafamda o an şimşekler çaktı bu an benim için bir dönüm noktası bir mesaj niteliğindeydi çünkü ben bir sınavdan kötü sonuç alsam bir sene kaybederim ve benim kaybedicek bişeylerim vardı fakat o çocukların yoktu. bir geleceği bile belki de...o andan itibaren kafamı kaldırdım ve sınava çalışmaya başladım artık lamı cimi yoktu bu işin ve hayatın ne kadar ciddi olduğunu anladım.sınavımın kötü geçtiğini öğrenen bazı arkadaş ,çevre,öğretmenlerimin bana sırt çevirdiğini gördüm bu moralimi bozmuştu bunu beklemiyordum ama iyi olmuştu tez vakitte olmayan yüzlerini görmüştüm .sınav açıklandı ve sonuç 26.000 di aslında bi şeyleri değiştirebilirdim bu benim için normal şartlarda felaket bir sonuçtu ama o an bunu düşüncek lükse sahip değildim birilerine bir şeyler ispatlamalıydım lys dönemi daha hırslı ve iyi geçirmiştim sınavlarda fena değildi 17.000 e çekmiştim sıralamamı.lys sonucum aslında gayet iyiydi fakat ygs bunu gölgeliyordu.Anlicağiniz o kadın ve çocuklarını orada görmeseydim belki de şu an sınava tekrar hazırlanıcaktım belki de bu yazıyı sizinle paylaşamıyacaktım.umarım size de bir evreka olur ve umutsuzluk duvarlarınızı yıkarsınız hayatta umudunuzu hiç kaybetmemeniz dileğiyle...
0 Yorum:
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa