CEHALET
Aslında hepimizin bildiği fakat kıramadığımız üzerimizdeki bu paslı zincirden bahsediyorum evet cehalet !!
Kimi zaman yersiz egoya , fevri kararlarla kırdığımız onca kalp , kimi zaman da dönülmez hatalara ve daha pek çok kötü olaya sebebiyet veren cahillikten bahsedeceğim.
cahillik denilince biraz daha kaba oluyor, toplumda küfür gibi algılanabiliyor kimi zaman. Lisede bir hocam vardı aslında bir çok vardı ki bir tanesinin durumu diğerlerinden çok daha farklıydı çünkü hocaya karşı , öncelikle okul yönetimine karşı ,olan muhalif yapımız daha sonra yani bundan 2- belki 3 sene sonra fark edeceğim ve pişman olacağım bir anıma onu da sizinle paylaşmama örnek oldu.
Okulumuzda ve okuduğum yerde o dersle ilgili yetkin bir hoca yoktu ve o dönem ki hırs ve cahilliğimiz bizi hocaları 2 tipe ayırmamıza neden oluyordu. 1.si eğer hoca ders iyi anlatıyorsa iyidir anlatamıyorsa kötüdür ,2. si kötü anlatıyor olsa bile görüşü öğrencilerin lehine ise , bizim işimize geliyorsa , iyi değilse kötüydü. Bu yüzden bu dersle ilgili öğretmenlerimiz sürekli değişiyor bir türlü rayına oturmayan bir düzen oluşturuyordu.
en sonunda bahsettiğim hocamız geldi ben ona isminden ziyade sayesinde tanıdığım efsanevi nirvana grubunun vokali kurt şeklinde bahsedeceğim. Kurt ilk derse girdiğinde gayet güler yüzlü, kendinden emin ve bize çok sıcak bir davranışla başladı hatta ve hatta ilk derste tanışalım bu ders böyle geçsin diye ders dahi işlememişti tabi bu sıra oh mis derken bir yandan da bu ne zamana gider acaba diye hala kendimden utandığım şakalar yapıyorduk kendi aramızda.günler geçtikçe hocayı tanımaya başlamıştık tabi bu zaman zarfında derslere de başlamıştı bize defter notu tutturmuyordu gerekli gördüğünüz yerde kendiniz tutabilirsiniz diye de imtiyaz vermişti hatta ve hatta derse fotokopi ile gelir elimizde bulunsun diye de kaynak getirirdi, fakat biz standart ders anlatma şekillerine alıştığımız için tahtaya hoca yazdın biz yazalım vs. kafalarındayık bu yüzdende bu sistem bize hiç mi hiç uymamış hocayı kötüler olmuştuk. Bu şeklide bir dönem geçmişti yeni bir sene yeni umutlar derken yine hocamızın bizimle aynı okulda olduğu ve derslerimize devam edeceğine öğrenince var olan ön yargılarımızdan da hiç vazgeçmemiştik aksine iyice körüklemiş bütün ihtimaller hocanın aleyhine gibiydi adeta , her neyse gel zaman git zaman kurt un pek okulda prestiji kalmadığı bir dönem oldu gerek idari gerekse öğrenciler tarafından tam o sıralarda artık tayinini ister ve gider diye düşünürken derslere ve bu tüm olumsuz tutumlara rağmen güleç bir şekilde devam etti. Artık mezun olmak üzereydim ve son dönemlerde müzik odasında sınavlardan sonra takılmak için iniyordum bi kaç hoca da bazen orada oluyordu ve herkes enstrümanına geçip jam yapıyorduk. İşte tam o sıralarda kurt u yakından tanıma fırsatım oldu ,aslında bateri elektro gitar ,vs. gibi bir çok enstrümanı çaldığı hatta evinin bir odası bunlarla dolu olduğunu öğrendim hatta ve hata bana bir gün müzik arşivinden kendi şeçmece bir playlisti de benimle paylaştı ve inanın o paylaştığı playlistten eminim ki kimse ben bu müziği hayatım boyunca duymadım ya da ben beğenmedim lafını duyamayacağınız kadar güzel ve elittiler tabi bu parçalar benim metal ve hard rock dan sonra müzik ufkumu genişleten önemli bir an belki de bir milattı... Daha sonra anladım ki bir öğretmen,özellikle devletteki bir öğretmen, sadece 4 duvar arasında ders anlatıp ya da onu da yapmayıp saati doldurup maaşı alıp yatmamalı, böyle öğretmenlerin olduğunu anca dizilerde filmlerde gördüğüm için Türkiye'de sadece hayal masal efsane gibi geliyordu... bu parçalar da o playlisten bir kaçı...

0 Yorum:
Yorum Gönder
Kaydol: Kayıt Yorumları [Atom]
<< Ana Sayfa